Erkekçe ve sağlık

Stil ve moda

Yaşam

Feature

Video News

Diyet için garip salata desenizde farklı tatlara artık yelken açmanın zamanı geldi.

Malzemeler:

Yarım kilo ıspanak
2 adet portakal
1 adet kırmızı kuru soğan
Yarım su bardağı ceviz
Yarım su bardağı fındık

Sosu için:


1 çorba kaşığı limon suyu
1 adet limon kabuğu rendesi
1 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı bal
1 çorba kaşığı portakal suyu
Yarım adet portakal kabuğu rendesi
Tuz

Hazırlanışı:

•Ispanakları yıkayın ve daha sonra iyice kurulayın.
•Kuruladığınız ıspanakları doğrayın.
•Portakalları soyun ve portakal zarlarını iyice temizleyip doğrayın.
•Soğanı ince ince piyazlık şekilde doğrayın.
•Ispanakları, soğanı ve portakalları karıştırın.
•Ayrı bir kapta sos için gerekli malzemeleri karıştırın.
•Ispanakların üzerine ceviz ve fındıkları ekleyin.
•Hazırladığınız sosu salatanın üzerine gezdirin.
•Arzu ederseni beyaz peynir ile süsleyerek servis edin.
Garip ama gerçek: Zimbabweli erkekler kadınların tecavüzüne uğrama korkusuyla geceleri tek başına sokağa çıkamıyor, kadınların aracına da binemiyor.

Zimbabweli erkekler, tecavüzler nedeniyle artık tanımadıkları kadınlarla konuşmuyor ve araçlarına binmiyor. 2009’da 3 kadının bagajlarında sperm dolu 31 prezervatifle yakalanmasıyla başlayan olaylarda erkeklere cinsel gücü artırıcı ilaç verildiği saptandı. Konuyla ilgili bir dosya hazırlayan Fransız haber ajansı AFP’nin görüştüğü Zimbabwe Üniversitesi’nden sosyolog Watch Ruparanganda, “Bu çok kafa karıştırıcı bir durum ancak dini ritüeller için yapıldığını düşünüyoruz. Bu kadınlar yabancı erkeklerin spermlerinin şans, başarı ve para getirdiğine inanıyor” dedi.


Polis yetkilisi Wayne Bvudzijena ise, “Olaylar genellikle otostop yapan erkeklerin başına geliyor. Toplu taşıma kullanmalarını söylüyoruz. Vakalar gün geçtikçe artıyor. Bugüne dek kaç kişinin tecavüze uğradığını tam olarak bilmiyoruz” diye konuştu. Zimbabwe’de yaşayan Susan Dhliwayo da olayla ilgili, “Şimdi erkekler kadınlardan korkuyor. Bize ‘Sizinle hiçbir yere gitmeyiz çünkü size güvenmiyoruz’ diyorlar. Hepsi korku içinde” yorumunu yaptı. Göz yaşartıcı sprey kullanan erkeklerden biri ise, “Tabii ki korkuyoruz. Kadınların arabalarına binmiyoruz. Yaşlı olsalar bile” diyor.

Erkeklerde sık görülen bölgesel saç dökülmesi peruk kullanımının başlıca nedenlerindendir.

Saç dökülmeleri genelde başın üst kısmında olur. Ayrıca bir kaza sonucunda başın belli kısımlarında saç kaybı yaşanabilir.

Erkeklerin bölgesel saç kayıplarında peruk yerine protez saç uygulaması da tercih edilebilir. Protezde kayıp yaşanan bölgeye uygulanan saç, kişinin kendi saçı ile uyumlu hale getirilir.

Erkekler peruk seçerken modelin kaş, göz ve ten rengine uygun olmasına dikkat etmeli. Kullanılan peruk ya da protez saç veya kaş rengi ile aynı olmazsa yapay bir görünüm oluşur.

Ayrıca perukta doğal görünüm için çok yoğun saçlı ve kabarık peruklar seçilmemeli.

Karizmatik insanların en önemli özellikleri girdikleri her ortamda rahat olmaları, hiçbir şekilde gerginliğe mahal vermemeleridir.  Özgüveni olmayan biri güya karizmatik bir insanmış gibi davrandığında komik olur. Bu yüzden öncelikle kendinize güvenmeyi öğrenmeli, kendinize güvenebileceğiniz yetiler geliştirmelisiniz.  Bir kez rahat olmayı sağlayın, özgüveninizi geliştirdiniz mi bakışlarınız kendini bulur. İnsanların ta gözlerinin içine bakmanızda artık sakınca yok demektir.


Herkese eşitiniz olarak davranın. İnsanlar ne sizden daha üstün ne de daha aşağılarKötüler karizmatik olamaz, elinizden geldiği kadar iyi bir insan olmaya çalışınDuygularınızı ifade edin. Ancak abartılı ifadelerden kaçının.  Kendinizi dolambaçlı yollarla değil, doğrudan ifadelerle dile getirin. İmalardan kaçının, açık sözlü olun.Onları gözlemlemek ve kendinizle karşılaştırmak kendinizi daha iyi tanımanızı sağlar. Karizmatik insanlar güçlü yönlerini olduğu kadar kendi zayıflıklarını da bilirler.  


Aynalardan korkmayın ama onlarla bağımlılık ilişkisi de kurmayın. Karizmatik insanlar gaf yapmaz, çam devirmezler. Düşünerek konuştukları için bu türden zor durumlardan kolaylıkla korunurlar. Düşünerek konuşmanın bir başka avantajı ise size cümleleriniz ya da kelimeleriniz arasında ııııı ya da eeeee gibi sesler çıkartma fırsatı tanımamasıdır.  İnsanlara size nasıl davranılmasını istiyorsanız öyle davranın. Bağırıp çağırarak kimsenin karizmatik olduğu görülmedi şimdiye kadar  Karizmatik insanlar karşılarındakinin sözünü kesmezler.Sizinle zaman geçiren herkesin kendisini özel hissetmesini sağlayın. Böylece etrafınız kalabalıklaşır

Trent Park Personal Training salonundan Antrenör Eric Ogoe, antrenmanlarınızdan maksimum kazanım elde etmeniz için yapmanız gerekenleri anlatıyor.
Oturmayın
Set ve egzersiz aralarındaki dinlenme sürelerinde sehpaya ya da çalıştığınız makineye oturup dinlenmeyin. Onun yerine yavaş adımlarla yürüyün ve bir sonraki sete başlayacağınız zaman tekrar oturun. Böylece tekrar çalışmak için sehpaya ya da makineye döndüğünüzde, hem mental hem de fiziksel olarak egzersize daha hazır olacaksınız.
Kafanızda canlandırın
Bir egzersizin ilk tekrarını yapmadan önce kendinizi bu hareketi yaparken hayal edin. Egzersizin en aşağı ve en yukarı noktasında nasıl hareket edeceğinizi, nasıl başlangıç pozisyonuna döneceğinizi düşünün. Bu yapacağınız sete sizi mental olarak hazırlar ve etkili bir set yapmanızı sağlar.
Süper setlere yer verin
Ogoe “Zıt kas gruplarını ardı ardına çalıştırmak kaslarınızı zorlamak için harika bir yoldur” diyor. Örneğin, bir set bench press (göğüs) egzersizinden sonra bir set raw (sırt) hareketi yapın. Antrenman yapmaya başladıktan 40 dakika sonra testosteron seviyeniz düşecektir, o yüzden kaslarınızı geliştirmek için bu sürede ne kadar çok kasınızı çalıştırırsanız, o kadar iyidir.
Vücut geliştirme konusunda önemli araştırmalara imza atan California’daki National Academy of Sports Medicine’ın CEO’su Micheal Clark, kol kaslarınızı geliştirecek bir tavsiyede bulunuyor; “Biceps curl hareketi sırasında iki kürek kemiğinizin arasına bir portakal sıkıştırdığınızı hayal edin.” Bunu yaparak rotator cuff (omuz döndürücü tendon manşet) bölgenizin üst kol kemiğinizi daha iyi desteklemesini sağlayarak biseps kaslarınızı daha etkili şekilde çalıştırabilirsiniz. Bunu bir deneyin ve aynı ağırlıklarla daha fazla tekrar yapabildiğinizi ve kaslarınızın geliştiğini kendiniz görün.
Erkeklerin vazgeçilmez markası ve erkeklerin ihtiyaç duyduğu özgürlüğü sunan, şıklığın ön planda olduğu özel bir koleksiyona imzasını atıyor.
D’S Damat, kendi stilini yaratmak isteyen “herkese” ve “her bütçeye” uygun yeni koleksiyonu ile yaz sezonunda da ulaşılabilir şıklığın temsilcisi olmaya devam ediyor.

İddialı ve canlı renklerin birbirleriyle yarattığı güçlü etkiden yola çıkılarak, konfor ve şıklığın birlikteliği teması ile hazırlanan D’S Damat İlkbahar/Yaz 2012 koleksiyonu, farklı giyim zevkleri ve farklı vücut tipleri için ayrı kimliklere sahip D’S Classic, D’S Casual, D’S Ceremony ve TWN olarak dört ayrı grupta tasarlandı. 

“D'S Classic” koleksiyonunda modern erkeğin klasik şıklığı ön plana çıkıyor. Gündüz şıklığını geceye de taşıyan koleksiyon, ilk olarak denizci temasına ait lacivert ve beyaz renkler ile, detaylarda ise kırmızı rengin kullanımı ile göze çarpıyor. Koleksiyonda grinin tüm tonları, detaylarda parlak renklerle birlikte sunulurken, toprak tonları mint ve mavilerle kombinleniyor. Modern klasik çizgiler taşıyan ve kumaşların rahatlığının ön plana çıktığı diğer bir grupta ise detaylar ekru, turuncu ve sarı renkler ile zenginleştiriliyor.

Ceremony koleksiyonu ise D’S Damat farkını ilk bakışta hissettiren, düğün, mezuniyet ve size özel günleriniz için çarpıcı seçenekler sunarken, koleksiyonda takım elbise ve smokin tasarımları yeni yorumlarla, yaza özel beyaz ve ekru renk kumaşlarla buluşuyor.

“D’S Casual” koleksiyonunda 3 ana tema yer alıyor. Öne çıkan “Marine” teması çıkış noktasını deniz tutkunu erkeklerin özgür ruhundan alıyor. Koleksiyon lacivert, beyaz, kırmızı ve mavi gibi klasik denizci renkleri ile zenginleştiriliyor. İkinci tema “Postcard Hikayesi” çıkış noktasını, gezmeyi seven, rahatlığına düşkün, modern çağın seyyah ruhunu taşıyan erkeklerden alıyor. Ana renklerde beyaz, bej, lacivert ve detaylarda bordo kendini gösteriyor. Üçüncü tema “Safari” ise sıcak yaz günleri için en uygun renkler ve kumaşlar ile kendini gösteriyor. Rahat ve şık giyimi bir arada taşıyan bu koleksiyonun renk paletini bej, haki, gri ve taş rengi, detaylarda toprak tonları harmanlıyor.

“TWN” koleksiyonunun kimliğini bir Western-Kovboy erkeği profili yansıtıyor. Son derece stil sahibi, genç, dinamik ve modern izler taşıyan koleksiyon, modernize edilmiş kovboy aksesuarları, baskılı t-shirtler, nakışlar, vintage kemerler, metal görünümlü yıldız broşlar ile kendi stilini oluşturmak isteyen erkeklere yol gösterici oluyor.

Özenle hazırlanan temaları ve renkleriyle, geniş bir ürün yelpazesi sunan D’S Damat 2012 İlkbahar/Yaz koleksiyonu stiline önem verenlere, şıklığı ve rahatlığı aynı anda sunuyor. Her bütçeye uygun fiyatlarıyla, değişime ayak uydurmak isteyen her erkeğin vazgeçilmezi olmayı bekliyor.

kaynak:www.cosmoturk.com
Moda önemli mevzulardan biri ve erkeklerin moda dünyasını ise genelde kadınlar yönetiyor. Bizde buradan yola çıkarak AskMen Türkiye'de yeni bir yazarla karşınızdayız. Kendisi çok yakınınızda... Komşu Kızı artık erkeklerin kıyafetlerini yorumluyor. 

Çoğu erkek, bir takım elbise bile seçemeyecekleri kadar loş bir ışıkta bir kıza aşık olmuştur, demiş Maurice Chevalier.

Ah şu erkekler...

Birbirini çok iyi idare eden, dedikodu yapmadığını iddia eden, "düz mantık", kalbinin yolu boğazından geçen, materyalist karşı cins...

Bu sıfatları tek tek kullanınca sorun olmaz da bir arada görünce ürktünüz sanırım. Bu ben miyim yahu?! dediğinizi duyar gibiyim.  Beyler, biz herşeyin farkındayız sadece manikürden, alışverişten, kariyerden fırsat kalmıyor açık etmeye. Çoğu zaman siz bizi trip atmış ya da bağırıp çağırırken buluyorsunuz.

Sadece "o kız" değil bütün kızlar sizi izliyor, tarzınızı kılığınızı davranışlarınızı eleştiriyor, çekiştiriyor; komşu kızı hakkınızda ne düşünüyor?! 

Biz de tüm insanlık gibi modaya önem vermenizi bekliyoruz pek tabi. Ama bu önem öyle bir ince ayarda verilmeli ki bizden daha az futboldan daha çok olmalı. Bizim aldığımız ceketi bazen sırf biz beğeniyoruz diye giymenin yeri de gelebilir, maça sade bir eşofmanla gitmenin de. Yani herşey yerinde güzel azizim. 



Bugün en gözde kıyafetlerden renkli pantolonlar. 2011 ilkbaharında popülerleşmeye başladılar, önce yadırgandı, eşcinsellikle bağdaştırıldı ama sonra kabul gördü, raflarda yaygınlaştı ve gözler alıştı. Tüm ünlü erkeklerin üzerinde en az bir kez gördük diyebiliriz. Sempatiklikle iticilik arasındaki ince çizgide gidip gelebilen enteresan bir parça ve bu biraz da davranışlarınıza bağlı. Bir çok renkte karşımıza çıktı, kırmızı herkesin favorisi oldu ama sarı, mavi ve yeşil de üzerine giyilen doğru parçalarla kabul gördü. Bence önemli olan erkeğin ve pantolonun kalıplarının uyuşması. 



Kısa ve şişman bacaklarınız varsa dar kalıpları incelmeden giymeyin; uzatmanın bir yolu olmadığına göre. Zaten bu pantolonları üreten ayaküstü firmaların çoğu son derece dar kalıplar kullanmakta. Erkek arkadaşlarımla alışverişe çıktığımda bazen bana bile olmaz dediğim pantolonlarla karşılaşıyorum. Biraz daha kalıp-dikiş işlerine önem veren mağazalarda ise kendinize uyacak bir renkli pantolon bulabilirsiniz. Biraz tuzlu olur ama bir iki ufak tadilattan da sonra mükemmel duruş yakalanabilir. 

Çok dar pantolonları hiçbir renkte ve takımda maskülen bulduğumu söyleyemeyeceğim fakat şu da bir gerçek ki fit erkek kesinlikle poposundan anlaşılır. Renkli pantolonları daha maskülen kalıplarda tercih etmekte fayda var yine de. 

Hafif dar kesim mavi detayları olan ya da düz açık renklerde bir gömlekle kombine edilmiş sarıya kaçan bir pantolon, iyi bir kahverengi spor kemerle ve kahve spor ayakkabılarla giyilirse gayet maskülen ve sempatik olabilir. Bu da arayışımızın özeti herhalde, maskülen ve sempatik! Bu tarz kıyafetleri romantizm havasına da salaş havaya da sokmak sizin elinizde, bunun için unutmayın ki kullandığınız parfümden sakalınızın boyuna kadar herşey son derece etkili. 



Örneğin renkli pantolon kombininizi deri ya da kumaş ceketle giymiş olmanız tarzınızda köklü bir değişim yaratır ki zaten biz de öyle yapıyoruz; sandığınız kadar da alışveriş manyağı değiliz. Paça boyu da (kıvırmak, topuğu kapamak vb. tercihler) ilk bakışta dikkat çekici bir husustur. Burada özen gösterilmesi gereken hava şartları tabi. Gidip de karlı bir gün de bu kombinasyonla çıkmayınız. Benim de sarı pantolonum var güneş açsın diye bekliyorum. Üzerinize yapışabilecek bilimum börtü böceği de artık tolare ediverin.
 
Askmen erkeği, bil ki sadece o kız değil, komşu kızı da seni izliyor.

Komşu Kızı  
Her zaman grup içinde küçük adamdınız. Basketbol sırasında seçilen en son kişiydiniz. Mezuniyetiniz için bir eşiniz olmayacağınızdan korkan tek kişi de sizdiniz. 
Ancak çoğu kişiye kafanızı kaldırarak bakmanız ilişkilerde de beklentilerinizin düşük olması anlamına gelmiyor. 

Kısa demek ne demek
Kısa derken ne demek istiyoruz? Bir erkek için normal boy uzunluğu 1.72 cm ile 1.80 cm arasında değişiyor, ama “kısa” erkek, kıyafet bedenlerine göre, 1.62 cm ile 1.70 cm arasındadır. Ortalama boya ulaşamasanız bile kendinize güveninizin eksilmesine gerek yok. Ryan Seacrest, Tarkan, Mark Ronson ve Kanye West’in boyları şöhretleriyle bağlantısızdır. 

Ama önyargılı bir toplumda olmamızdan dolayı belli beklentiler ve standartlar çoğu kişiyi etkiliyor. Louis XIV bile 12 cm'lik topuklu ayakkabı giyiyordu. 

Kadınlar için boyut önemli mi?
Birkaç kız arkadaşımızı topladık ve kısa erkeklerin bir şansı olup olmadığını sorduk.  

Janine’e göre: “Bir erkeğin kişiliği olduğu sürece, boyu farketmez” ama Stacey’e göre: “Bir erkeğin boyuyla ne yaptığı gerçekten önemli”
Gina içinse zekası ve iyi bir stili olan erkeği yükseklere koyarken, Iris Janine’nin dediğine katılarak kişiliğin çok önemli olduğunu belirtti. Kişiliği tanımlamak içinse “güven, esprili, zeki ve öldürücü bir gülüşü” kelimelerini kullandı. 
Ama burada saf olmayalım. Steffi ise “ben her zaman uzun boylu esmer tenli ayaklarımı yerden kesecek bir adam hayal ettim” dedi ve buna Andrea’da katıldı. Ayrıca Andrea sadece 1.82 cm'den uzun olan erkeklerle çıktığını belirtti. Bu iki kadının da 1.80 olduğunu unutmayalım. 

Bunu daha önce duydunuz ama yine de tekrarlayalım. İşte kadınların erkeklerde aradığı özellikler:
* Zeka
* Hırs
* Nezaket ve yardımsever
* Espri yeteneği
* Stil sahibi
* Güven
* İyi görünüş


Bu listenin önem sırasına göre dizilmediğini ve iyi görünüşe sahip olmak için yakışıklı doğmanız gerekmediğini hatırlatalım. İşte burada bakım ve moda işin içine girer – kısa veya uzun bütün erkekler için geçerli. 
Hayatta kısa erkeklerin kadınlarla şansı var mı?
Bu özellikleri aklınızda tutarak ve doğru ölçüde bir güven ile kadınlar sizin kusurlarınızı görmez ve sizi tanımak için istekli olurlar. 
Eğer boyunuzun kadınlarla iletişim kurmanıza ve birlikte olmanıza engel olduğunu düşünüyorsanız; işte yapmanız ve yapmamanız gereken şeyler. 

Kesinlikle Yapılması Gerekli Şeyler


Etkilemek için giyinin

İşe giderken veya gece dışarıya çıkarken giyinirken işe yaramaz olduğunuzu düşünüyorsanız, stil trenine binin ve içinde neler olduğunu öğrenin. Neler moda, neler değil daha da önemlisi neler sizi ifade ediyor. 
Alışveriş yaparken kendi zevkinize güvenmiyorsanız, güvendiğiniz bir kadın arkadaşınızı veya erkek arkadaşınızı alıp alışverişe çıkın – mümkünse kadın olsun çünkü onlar siz alışveriş yaparken daha sabırlı olucaklardır. 
En önemlisi: Almaya karar verdiğiniz kıyafetlerin içinde rahat olduğunuzdan emin olun. 
Bakımlı olmak için gerekli zamanı ayırın ve saçınıza yüzünüzü göstericek şekilde stil verin. 

Kendinizi uzun gösterin
Kendinizi uzun veya daha ince gösterebilecek kıyafet seçimleri var. Tabii ki daha kısa veya daha büyük gösterebilecek kıyafetlerde yok değil. 

Uzak durmanız gerekenler:
* Yatay çizgiler
* Bol paça pantalonlar
* Paçası katlanan pantalonlar
* Kruvaze takımlar

Onların yerine:

* Düz paça pantalon
* İnce çizgili veya dikey çizgiler
* İyi bir iki düğmeli takım
* Biraz platformu olan ayakkabılar
* Baştan aşağı aynı renk giyinin
Kısa erkekler için yapılması ve yapılmaması gerekenlere devam



Diğer Özelliklerinizi gösterin


Yeni tanıştığınız bir kadınla konuşurken espri yeteneğinizi ve cazibenizi gösterin. Boyunuzda takılı kalmayın yoksa karşınızdaki bunu farkeder. 
Ona dikkatli, birkaç espri yaparak, flört ederek ve şövalye gibi davranarak kişiliğinizi gösterin. Özellikle ilgi gösterdiğiniz kişi etraftayken tanıştığınız insanlara arkadaşça yaklaşın ve o sizin kendinizle barışık ve arkadaş canlı birisi olduğunuzu düşünecektir. Eğer kişiliğiniz parlar ve görüntünüz idare ederse bütün gece size bakacaktır. 

Kendinize güvenin
Bir kadınla veya herhangi biri ile konuşurken en önemli unsur güvendir. Eğer kadınlarla beraber olamamanızın suçlusu olarak boyunuz olduğunu düşünüyorsanız, kadınlarda buna inanacaktır. Kendine güvenmeyen ve mutsuz bir adam kadar itici birşey yoktur. Kendinize güvenirseniz o da sizin boyunuzun kısa olduğunu unutur. Bütün hile kibirli olmadan kendinize güvenmeniz – kendinizi muhteşem hissediyor olabilirsiniz ama bir tahttaymış ve kraliyet selamlamasına ihtiyaç duyarmışcasına davranmayın. 

Kısa kadınların peşinden koşun
Uzun boylu kadınların size zaman harcamayacağını düşünüyorsanız ve her yanyana yürüyüşünüzde kısa boyunuzu hatırlamak istemiyorsanız, sizinle aynı boyda olan veya daha kısa olan kadınların peşinden gidin. 
Dışarıda bir sürü çıtıpıtı kadın var ve sizin onlara yaklaşmanızı bekliyorlar. Standartlarınızı düşürmek olarak görmüyoruz bunu. Ama hayalinizdeki kadın Gisele Bundchen’i cüce gibi göstericek bir kadınsa biraz daha alçağa hedef almanızı öneririz.

Kesinlikle yapılmaması gerekenler


Kendinizi şişirmeyin
Spor salonuna gidip vücudunuzu şekile sokabilirsiniz ama enden genişleyerek kısalığınızı örtemezsiniz. Kocaman kolları olan ve onları göstermek için dar tişört giyenlerden biri olmayın. Bu sadece sizi güdük gibi gösterir ve unutmayın orantı çok önemlidir. 

Kendiniz için üzülmeyinBütün problemlerinizin nedeninin boyunuz olduğunu düşünseniz bile, bu negatif davranışlar sadece hayatınızı daha da kötü yapar. George Costanza gibi olup, kendinizi kötü hissedip kendinize acımanız kolay ama bu sizi sadece küçük düşürür. 

Başarınızı ölçün
Kendinizi uzun arkadaşlarınızla kıyaslamayı seviyor olabilirsiniz ama boyunuzun değiştirebileceğiniz birşey olmadığını unutmayın – tabi erkekler için topuklu ayakkabılar yeniden moda olmazsa. 
Bu da demektirki kendinizle ilgili başka her şey muhteşem olmalı – zekanız, espri yeteneğiniz, kişiliğiniz, güveniniz, karizmanız ve stiliniz. Uzun bir liste gibi gözükse bile kendinizi yükseltmenin bir yolu olduğunu düşünün. 

20’li Yaşlarda...
* Boy ve kilo ölçümü: 3 yılda bir kez.

* Kan basıncı ölçümü: Tüm muayenelerde, her üç yılda en az bir kez, sonuç yüksek ise daha sık.

* Kolesterol ölçümü: Yılda bir kez. Değerler normalin üstündeyse daha sık.

* Kan glukoz ölçümü: Yılda bir kez.

* Chlamydia taraması: Aktif bir cinsel hayatı olanlarda ve risk grubundakilerde her yıl.

* Glokom taraması: Yüksek risk grubunda olanlarda her 3-5 yılda bir.

* Melanoma taraması: Yüksek risk grubunda her yıl, diğerlerinde her beş yılda bir kez.

30’lu Yaşlarda... (20’li yaşlardaki testlere ek olarak)

* Glokom taraması: Her 2 - 4 yılda bir kez.

* Kolesterol ölçümü: Yılda bir kez.

* Tiroid fonksiyonları: Yılda bir kez.

* Kardiak testler: Risk faktörleri olmayanlarda 2 yılda bir, riskli grupta her yıl.
40’lı Yaşlarda... (Önceki yaşlardaki testlere ek olarak)

* Kan glukoz ölçümü: Yılda birkez.

* Koleraktal kanser taraması: Risk grubunda olanlarda her yıl gaitada gizli kan aranması, her 5 yılda bir sigmoidoskopi, her 10 yılda bir kolonoskopi.

* Prostat hastalıklarının değerlendirilmesi: Yüksek risk taşıyanlarda her yıl rektal muayene ve PSA testi.

50’li Yaşlarda... (Önceki yaşlardaki testlere ek olarak)

* Kan basıncı ölçümü: Tüm muayenelerde, her yıl en az bir kez, değerler yüksek ise daha sık.

* Kan glukoz ölçümü: Yılda bir kez.

* Koleraktal kanser taraması: Her yıl gaitada gizli kan aranması, her 5 yılda bir sigmoidoskopi, her 10 yılda bir kolonoskopi.

* Prostat hastalıklarının değerlendirilmesi: Her yıl rektal muayene ve PSA testi.

60’lı Yaşlarda... (Önceki yaşlardaki testlere ek olarak)

* Glokom taraması: 65 yaşına kadar her 2-4 yılda bir, sonra her 1-2 yılda bir.
  

Takım elbiselerin ve klasik ayakkabıların kabusu geri dönüyor, hem de 2012-2013'ün erkek modası trendi olarak...

Korkulan oldu; zevk sahibi insanların dönmesinden en çok korktuğu şey olan 80'ler 2012-2013'te geri döndü. Bu akımın, kadınlarda bol renkli ve hareketli yansımaları görülürken, erkekler için durum biraz farklı... Zira önümüzdeki sezon dünyada erkek modasına, beyaz çorap damgasını vuracak.
Beyaz çorabın en iyi temsilcileri kuşkusuz hala hafızalarımızda öyle yer eden Michael Jackson ve 'Grease'teki performansıyla gönüllere taht kuran John Travolta. 80'lerde özellikle Amerika'da moda olan beyaz çorap, yine 80'lerin modasına dönüşün başlamasıyla birlikte hayatımıza yeniden giriyor.
'BEYAZ ÇORAP, YUMURTA TOPUK' Türk erkeğinin 'beyaz çorap' modasına ne kadar uyacağını ise bunu önümüzdeki aylarda göreceğiz. Tabii beyaz çorap ve yumurta topuk fobimizi yenmeyi başarabilirsek. Çünkü Amerika'nın aksine bizde beyaz çorap çok da iyi bir şöhrete sahip değil. Yıllardır moda otoriteleri ve kadınlar, erkeklere 'çorabınızın rengi kıyafetinizi tamamlamalı' diye haykırarak, renkli çorabı kabul ettirmeye çalışıyor. Beyaz çorap tekrar moda olma yolunda ilerlerken, acaba zorla renkli çorap giymeye alışan erkekler mi yoksa bu beyaz çorabın karşında duran kadınlar mı taviz verecek?
NASIL GİYİLMELİ? Beyaz çorap, özellikle koyu renk ve dar inen paçalara sahip takım elbiselerin tamamlayıcısı olarak kullanılıyor. Zıtlıkları ve renk patlamalarını da seven modacıların tercihi olarak karşımıza çıkıyor. Sıradan erkeklerden ziyade kendini sıra dışı hisseden ve bunu kıyafetleriyle de yansıtmak isteyen erkeler bu modaya daha kolay uyum sağlayacak. Her moda akımında olduğu gibi beyaz çorap trendinde de dikkat edilmesi gereken noktalar var. Modaya ayak uydurmaya çalışırken, kendinizi zor duruma sokmamanız için uymanız gereken kurallar da var:

- Koyu renk ayakkabılarla tamamlamanız gerekiyor. Asla açık ayakkabı ya da terlikle değil.
- Pantolonunuzun boyu bileğin biraz üzerinde ve boru paça olmalı. Ne çok uzun ne çok kısa bir boy değil. Yani beyaz çorabınız bir şerit halinde gözükmeli.
- Orta yaşlı turistlerin giydiği spor ayakkabı, bilekten yukarıda beyaz çorap ve şort kombinasyonuyla karıştırılmamalı.
- Bir zamanlar görmeye alışık olduğumuz yumurta topuk ve beyaz çorap kombinasyonu kesinlikle bu modaya uygun değil.
- Giysiler mankenlerin üzerinde güzel durur ama sizi yansıtmıyor ya da içinize sinmiyorsa size yakışmıyor demektir.


UZMANLAR NE DİYOR?
Akşam'ın yorumlarını aldığı moda uzmanları da beyaz çorap aleyhtarı değil...
'Takım elbiseyle olmaz'Hatice Gökçe / Moda tasarımcısı: Beyaz çorap, neyle giyilirse giyilsin çok soğutulduğumuz bir renk. Özelikle erkekler için 'giyim zevkinin' göstergesi. Modadan uzak, ilgisiz insanların giydiği bir renk. Her durumda bu günlerde beyaz çorap giymek, alternatif bir yaklaşım olacaktır. Koyu renk takım elbiseyle giyilmesinin şık bir görüntü oluşturmayacağı kesin. Ancak spor giyim için beyaz renk çorabın bir sakıncası olmadığını düşünüyorum.
'Türk erkekleri sevecek'Ufuk Tapan / Blogger (nicethingsniceboys): Beyaz çorap modasının Türk erkelerinin sevecekleri bir trend olacağını düşünüyorum. Hatta hayatımızdan çıkmayabilir. Dünyada bu modanın öncüleri olarak Ryan Gosling, David Letterman'ı sayabiliriz. Ancak herkes her şeyi taşıyabilir diye bir şey yok. Cesur ve stil sahibi her erkeğe yakışacağını düşünüyorum.
Gözükmediği sürece stil değildir Alexander Kokoskeria / Stil danışmanı: 80'lerin sonu ve 90'ların başında özelikle Michael Jackson ile trend olan bir stildi. Şimdiyse özelikle bu sene Amerika'da Justin Timberlake ve Eminem bu modayı devam ettirmekte. Bunun dışında Londra'nın sokak modasında beyaz çorap furyası daha gecen yaz başlamıştı hem şortlarla hem de dar ve kıvrık paça pantolon ve jean'lerle giyiliyor. Marka olarak şu anda en çok 'Merthyr Tydfil' adında İngiliz bir marka satmakta. Bunun dışında Topman geçen yaz ve bu seneki kış imajlarında beyaz çorap kullandı.
Beyaz çorabı herkes taşıyamaz. Giyenin biraz rahat, Amerikanvari ve spor bir stili olması gerek. Ayrıca 80-90'ları da biraz sevmesi lazım. Yazın özelikle şort ve espadril türü ayakkabıyla çok görülecek. Umarım İstanbul'da da bu örneklere rastlarız. Bununla beraber eğer kısa paça pantolon veya paçası kıvrık pantolon giymiyorsanız beyaz çorabı unutun! Çünkü gözükmüyor ve gözükmediği sürece bir stil değildir.