Erkekçe ve sağlık

Stil ve moda

Yaşam

Feature

Video News


Son dönemlerde Türk erkekleri arasında epilasyonda ciddi bir artış olduğu, erkeklerin en çok sırt, elmacık kemiği, boyun ve enselerineepilasyon yaptırdığı açıklandı.
Özel İstanbul Medipol Hastanesi DermatolojiUzmanı Dr. Makbule Dündar, son yıllardaTürkiye’de erkekler arasında laser epilasyonun arttığını söyledi. Dündar, erkeklerin en çok sırt, elmacık kemiği, boyun ve enselerine epilasyon yaptırdığını belirterek 11 soruda epilasyon hakkında merak edilenleri anlattı:
Laser epilasyonun vücuda herhangi bir zararı var mı?
Laser epilasyonda uygulanan ışınlar sadece orta deriye kadar ulaşır. Deri altında ve iç organlara yayılması söz konusu değildir. Laser ışını yayılan bir ışın değildir. Sadece atış bölgesinde sadece belli bir derinliğe kadar etki eder.
Derinin yanmaması için neler yapılıyor?
Derinin yanmaması için soğutma sistemleri kullanılıyor. Geçmişte soğuk jellerle bu soğutma sağlanırken günümüzde soğuk hava üreten kriyo cihazları ile deri yüzeyi soğutulmakta, bu sayede cildin ısıdan zarar görmesi engellenmektedir.
Epilasyon iz bırakır mı?
Laser epilasyon doğru enerjiler yani cilt ve kıl tipine uygun enerji kullanıldığı zaman kesinlikle iz bırakmaz. Sadece epilasyon bölgesinde yaklaşık yarım ya da bir saatte kaybolan bir  eritem yani kızarıklık oluşabilir. Bronz tene uygulama yapmamak gereklidir. Bronz tene uygulama yapıldığı zaman yaklaşık 6 ayda kaybolan beyaz lekeler oluşabilir.
Epilasyon benlere geldiğinde zararı oluyor mu?
Laser epilasyon benler üzerine denk gelmemelidir. Özellikle koyu renkli benlerde laser ışını yapısal değişikliğe sebep olabilir, yine ben üzerinde yanık-kabuklanma oluşabilir.
Erkekler en çok hangi bölgelere epilasyon yaptırıyor?
Erkekler en çok sırt, elmacık kemiği üzeri, boyun ve ense bölgelerine epilasyon yaptırıyor. Günümüzde epilasyon yaptıran erkek sayısında ciddi artış mevcut.
Genital bölge tüylerinin epilasyonunda nelere dikkat ediliyor? 
Halk arasında genital bölgeye yapılan epilasyonun zararlı olduğu konusunda bir inanç var. Bu doğru değildir. Genital bölgeye atılan laser ışını da orta deriden daha aşağıya ilerleyemez. Bu nedenle yumurtalıkları, rahmi etkilemesi, kısırlık yapması kesinlikle söz konusu değildir.
Herkes laser epilasyon yaptırabilir mi?
14-15 yaşından itibaren laser epilasyon yaptırabilir. Yalnız bu yaşlarda ergenlik sebebiyle hormonlar oldukça aktif olduğu için daha fazla sayıda epilasyon seansına ihtiyaç duyulur.
Laser epilasyonda en son yöntemler nelerdir?
Laser epilasyonda kullanılan Laser sistemleri oldukça sık değişmekte, her yıl yeni formatta  makineler ortaya çıkmaktadır. Epilasyon amacıyla kullanılan en başarılı laserler Alexander laser, Nd yag laser ve day laserdir.
Kadınlar en çok hangi bölgeleri için epilasyon talep ediyorlar?
Kadınlar sıklıkla bacak, koltuk altı ve kasık için epilasyon talep etmektedirler. Yine kol ve yüz uygulamaları da yapılmaktadır.
Hangi yaş grubundaki kadın ve erkekler epilasyona rağbet ediyor?
Her yaş grubundan epilasyona yoğun talep mevcut. Ancak günümüzde özellikle gençlerin laser epilasyona ilgileri artmış durumda .
Epilasyon sonrası cildin bakımı nasıl olmalı?  Hayat boyunca yapılması gereken ya da yapılmaması gerekenler var mı?
Epilasyon sonrası cilt kuruma eğiliminde olacağı için her gün nemlendirici ve yatıştırıcı bir krem uygulamak faydalıdır. Laser epilasyon günü sıcak banyo, kese yapmamak, sonrasındaki 3-4 gün güneşe maruz kalmamak gereklidir. Özellikle yüz uygulamalarında günlük güneş koruyucu krem kullanmak önerilir.
milliyet
Her fırsatta karşınıza çıkıyor mu?lgi alanlarınıza ilgi duyuyor ve sizinle sohbeti uzatmak için konuyu uzatıyor mu?Bir süre görüşemediğinizde, sizi manasız bir şekilde arıyor ve kahve içmeye davet ediyor mu?Olur olmadık bir anda, okuduğu ya da gördüğü bir şeyi anlatmak için sizi arıyor mu?Önemli iş toplantılarınızdan ya da görüşmelerinizden önce arayıp başarılar dilemek gibi bir eylemde bulunuyor mu?
Her gördüğünüzde, bir öncekinden daha şık mı görünüyor?Sizi sürekli bir yerlere davet ediyor mu?Sizi sürekli kendi arkadaşlarıyla tanıştırıyor mu?Sizden çevresindeki herkese övgüyle mi söz ediyor?Sadece sizin değil ailenizin de her durumuyla ilgileniyor onlar hakkında da bilgilenmeye uğraşıyor mu?


Size hiç kimsenin bilmediği sırları mı anlatıyor? Bir kadın bütün bunların yarısını bile yapıyorsa size sırılsıklam aşık demektir...

Yaz geldiğinde sıcaklarla birlikte, kimimiz kendimizi denizin kollarına atarken kimimiz de havuzlarda serinlemeye çalışacağız. Ancak havuzlarda yaz keyfinin yanında bizi bekleyen tehlikeler de var… Bu tehlikelerin başında da mantar geliyor. Eğer mutlaka havuza girilecekse temizliğine güvendiğiniz yerleri seçmeli ve çıktıktan sonra su ve sabunla yıkanılmalısınız. Şezlongda ise mutlaka havlu kullanılmalı. Daha sonra bu havluyu kullandığımızda yine aynı tarafını kullanmaya, yani şezlongla temas eden bölüme oturmamaya dikkat etmelisiniz. Çıplak ayakla havuz kenarında ya da iskelelerde yürümemek, başka kişilerin terliklerini giymemek, havuz kenarındaki taşlara oturmamak yine doğru bir yaklaşım olur. İkinci bir mayo, bikini taşımak ve havuzdan çıktıktan sonra diğerini giymek gerekir. Pamuklu çorap ve pamuklu iç çamaşırları tercih etmek de alınacak önlemler arasındadır.
Mantar sorunu olanlara Gehwol
Mantar ortaya çıktıktan sonra bir hekim tarafından tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Ama sık sık havuza gittiğimiz bu yaz aylarında havuz seansları sonrasında İsveç Ayak Sağlığı tarafından Almanya’dan ithal edilen Gehwol Fusskraft Foot Bath ya da Herbal Bath içinde ayaklarımızı 15 dakika bekleterek ya da Gehwol Fusskraft Herbal Lotion ile ayaklarımızı spreylemek olası mantar problemlerine karşı ayaklarınızı korumaya yardımcı olacaktır. Ayrıca içerdiği aktif maddelerle Gehwol Ayak Pudrası da mantara karşı etkilidir.

günlük nemlendiricilerin taşıması gereken koruma faktörü özelliği ile ilgili bilgi veriyor: Tüm canlılar için yaşam enerjisi olan güneş, ozon tabakasının incelmesiyle birlikte, bir tehlike unsuru haline geldi. Yeryüzüne ulaşan ultraviyole radyasyonu miktarı arttı ve eskiden sadece UVA ve UVB ışınları yeryüzüne ulaşırken artık UVC radyasyonu da dünyamıza ulaşmaya başladı. Kısa dalga boylu olan UVA, cildin erken yaşlanması ve kırışmasına sebep olurken; UVB ve UVC ise deri kanseri riskini arttırıyor. Bu yüzden de sadece deniz ya da havuz kenarında güneşlenirken değil, günün her saatinde güneşten korunmamız büyük önem taşıyor. Dolayısıyla özellikle yaz-kış güneşe direkt maruz kalan yüzümüze kullandığımız nemlendiricilerin güneşten koruma özelliği taşıması gerekiyor.
En az kaç faktörlü nemlendiriciler kullanmalıyız?
Günlük kullanım için gerekli olan nemlendiriciler en az SPF 30+ olmalıdır. SPF (Sun Protection Factör) bir rakamla belirtilen bu özellik, ürünün cildi güneş hasarına karşı koruyabilme yeteneğini gösterir (Özellikle UVB’ye karşı) Günlük kullanım için iyi bir nemlendirici; kokusuz, parfümsüz, nonallerjik özelliklede olup; en az SPF 30 + olmalıdır.
SPF özelliği olmayan günlük nemlendiriciler cilt lekelerine neden olur mu?
Evet! Güneşin istenmeyen bir diğer etkisi ise cildimizde istenmeyen lekelere yol açmasıdır. Güneşten gelen UV ışınları derideki canlı hücrelere zarar verir. UV ışığına maruz kalan hücreleri korumak için hücrelerin etrafında bulunan melanositler (derimize rengini veren pigment yapımından sorumlu hücreler) çoğalmaya başlar ve deride koyu kahverengi renk değişimi (bronzlaşma) gözlenir. Yani güneşe maruz kalan derinin koyulaşması bir savunma mekanizmasıdır. Güneş koruyucu içermeyen nemlendiriciler; cildimizi savunmasız bırakacağı için istenmeyen lekelere neden olur. 
Araba kullanırken, sabah evden çıktığımızda, yürüyüş yaparken maruz kaldığımız güneş ışınları cilde ne kadar zararlıdır?
Bizler güneşten korunmayı sadece tatil ve denizle sınırlandırıyoruz. Oysa günlük yaşamımızda farkında olmadan maruz kaldığımız güneş ışınları da aynı ölçüde zararlıdır. Gün içinde maruz kaldığımız hasarın yıllar içinde oluşturacağı etkiyi total olarak düşündüğümüzde çok anlamlıdır. Dolayısıyla; özellikle güneşe direkt maruz kalan yüz, boyun, ense, göğüs, eller ve kollara evden çıkmadan önce güneş koruyucu uygulanması; hem derimizin genç kalması, hem de ileride oluşabilecek deri kanseri riskini azaltmak açısından büyük önem taşır. 
er şeyden önce karşınızdakinin size söylediklerini dinleyin.
Kapalı kutularınız olmasın, şeffaf davranın, sırlarınızı ona açın.
Üşüdüğü zaman ona ceketinizi verin.
Fırsat buldukça ona sıkıca sarılın.
Yalnızca onu güldürmekle kalmayın, siz de onunla birlikte gülün.
Herhangi bir özel gün olmasını beklemeden ona küçük sürprizler yapın.
Onu arkadaşlarınızla tanıştırın. Bir arada zaman geçirin.
Birlikte fotoğraf çektirin.
Onu sevdiğinizi saklamayın, açık açık söyleyin
Onu güzel buluyorsanız, söyleyin. Onu çekici buluyorsanız, söyleyin. Düşüncelerinizi kendinize saklamayın.
Ona kapıları açın, sandalyesini tutun, evine kadar bırakın.
Ezelden beri hiç eskimeyen ve eskimeyecek konu aşktır elbet. Her zaman insanın kendisi gibi olması makbul olsa da taktikler, minik oyunlar eksik olmaz. Karşı cinsin düşünceleri, beklentileri, beğenileri hep merak edilir. Bu yazı da erkeklerin nelere aşık olduğunu ele alıyor, artık uygulayıp uygulamaması size kalmış...
ZEKA ÖNEMLİ ETKEN
Görünüşten sonra gelen en önemli unsurdur bu. Erkekler zeki, düşüncelerini savunabilen ve net olarak ifade edebilen kadınları sever. Çoğu kendi gibi düşünen kadınlarla konuşmayı sever. Erkekler tartışmayı sever ve eğer onlara düşüncelerinizi kabul ettirebilirseniz ya da en azından saygı duymalarını sağlayabilirseniz, kalbinin derinliklerine giden yol da açılır.

ESPRİLERİNE NE KADAR GÜLDÜĞÜNÜZ
Bir erkeğin esprilerine gülerseniz sizi daha yakından tanımak isteyecektir. Etrafınızla ve kendinizle dalga geçebildiğinizi ve onunla birlikte gülebildiğinizi anladığında sizinle daha çok vakit geçirmek isteyecek. Kendinize gülebilmeniz ve kendinizle alay edebilmeniz (aşırıya kaçmadan) özgüveninizin de işaretidir ve sizi daha da çekici kılar.

HAYATTAKİ DURUŞ
Kendi düşünceleriniz olduğunda ve bunları savunabildiğinizde, önceki maddede söylendiği üzere kendiniz dahil her şeyle alay edebildiğiniz güce sahip olduğunuzda size hayranlık duyacak!

DESTEKLEYİCİ TAVIR
Erkekler kendilerini destekleyen, olumlu yönde teşvik eden kadınlara ihtiyaç duyar. Hedeflerine ulaşabilecek yeteneğe sahip olduklarını hatırlatan, güç verici bir sese ihtiyaçları vardır. İşler yolunda gittiğinde bunu hayatlarına sihirli bir dokunuş olarak kabul edip minnettar bile olabilirler... Onun hayallerini desteklediğinizi, hedeflerine doğru giderken ayağına dolanmayacağınızı bilmesini sağlayın.

HOŞGÖRÜ SINIRI
Erkeklerin mükemmel olmadıklarını anlayıp onları mükemmel olmayışlarından dolayı kolayca affedebildiğinizde gönlündeki tahtın da sahibi olabilirsiniz. En ufak şeylere takıp, dırdırı abartırsanız yanınızda pek uzun süre kalmayacaktır. Dost acı söyler!

SABIR
Bu aslında bir önceki maddeyle neredeyse aynı. Yeni tanıştıysanız ciddi bir ilişkiye geçiş için sabırsız davranmayın. Zaten birlikteyseniz hatalarına karşı sabırlı olun. Kimse mükemmel değildir. Anlayış gösterin. En ufak hatada köpürmeyin. Ters konuşmayın. Düşünmeden söylenen sözler hem sizi hem onu yaralar. Sabrın sonu selamet, unutmayın.

HAYAT GÖRÜŞÜNÜZ
Yeni fikirlere, olasılıklara açık olduğunuzu belli edin. Dar görüşlü olmadığınızı hissettirin. Hayata geniş bir perspektiften, özgürce baktığınızı bilmek onda belki sizi kaybedebilme korkusuyla size yakın olma duygusunu artıracaktır.

BAKIM
Sağlığına ve fiziki durumuna özen gösteren kadınlar genelde erkekler tarafından göstermeyenlere göre daha çekici bulunur. Erkekler spor yapan, düzenli beslenen, saçına, tırnaklarına bakan, güzel giyinen kadınlardan her zaman hoşlanır.
Yeni koleksiyonlar bir bir vitrinlerdeki yerlerini alıyor. Hep kadın modasından haber vermek olmaz, biraz da erkeklerin yeni sezonda neler giyeceğinden bahsedelim

Kip marka elçisi Kenan İmirzalioğlu ile Mısır’da 2012 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu’nun çekimlerini gerçekleştirdi. Marka yeni sezona Klasik, Casual ve Dynamic olmak üzere üç farklı koleksiyon ile giriyor.

Takım elbise, klasik ceketler ve ince yünlü kumaşlarla hazırlanmış pantolonlardan oluşan Klasik Line'da siyah, lacivert ve kahverenginden gri, indigo mavisi ve açık bejlere uzanan geniş bir renk yelpazesi göz çarpıyor. Atletik ve maskülen erkek ruhu, rahat kesimler ve renk tonlarının uyumlu geçişleriyle bütünleşiyor.
Casual Line'da şık tasarımlı ürünler günü yakalayan, yeniliklere açık, aktif ve gezgin kentli erkek portresini öne çıkarıyor. Astarsız keten ceketler bu sezonda tartışmasız yıldız ürün olarak göze çarpıyor. Bahar ve yaz aylarının gözde rengi deniz mavisi, kum rengi, lacivert, kırmızı ve beyaz, muhteşem bir kombinasyonla tasarımlarda hayat buluyor.
Denizin mavisini kumların sıcağıyla buluşturan Dynamic Line spor, rahat, şık, doğal, renkli, enerjik bir görüntüye sahip. Safari ceketler, yumuşak pamuklu vücudu saran t-shirtler, kargo pantolonlar bu koleksiyonun öne çıkan tasarımlarını oluşturuyor.

Kalite ve şıklık ayaklarınızda…
DJEEP ayakkabı, özel tasarımlara sahip modelleri, farklı bir ökçe teknolojisi ile satışa sunuluyor. Tabanı doğal malzemeden üretilen ayakkabı modellerinde, ökçenin tabana entegre edilmesi ile tam tutuş sağlanıyor ve ayakkabının kayması önleniyor. Derinin kimyasallar ile parlaklık alması uzun dönemde çatlamaya sebebiyet vereceğinden, deri doğal hali ile kullanılarak kaliteye vurgu yapılıyor ve çok parlak olmayan bir görünüm elde ediliyor.
DJEEP’ in klasik grubunda ki deri ayakkabılar, şıklığı ile fark edilmek isteyen erkekler için, comfort tasarımları ise spor tarzından uzaklaşmak istemeyen erkekler için ideal modeller içeriyor.
Kotondan çok farklı bir tasarım sıradışı ve iyi düşünülmüş bir tshirtler kotondan cüneyt arkın tshirtleri







Vücut geliştirmeye "vücudunuzu, baştan inşa etmek" dersek; vücut geliştirme programlarının bu konuda nedense daha esnek olduğunu görürüz. 

Futbolun oyun planlarına benzerler aslında. Çalışmanızın bölümleri ile karşılıklı egzersizleri değiştirmek isteyebilirsiniz; fakat vücudunuzu mümkün olan en çabuk ve en güvenli şekilde geliştirmek için doğru stratejilere sahip olmanız gerekir. 

İşte size vücut geliştirme sırasında en çok yapılan 5 hata

Hata 1: Aşırı çalışma


"Aşırı çalışma diye bir şey yoktur; sadece yetersiz dinlenme ve yetersiz beşlenme vardır" diye başlar ısrarcı gym mantraşı. Anlamsal olarak zekicedir aslında; "aşırı çalışma" ve "yetersiz dinlenme" neredeyse eşanlamlıdır çünkü. Aslında çalışmanın yoğunluğu ya da şiddetinden çok, asıl suçlu çalışmalarınıza verdiğiniz aranın yeterli sürede olmamasıdır. O ağır demirlere yaklaşmadan önce çalışmalarınızın arasına kaslarınızın kendini toparlamasına yetecek kadar ara verdiğinizden emin olun.

Aynı bölge için yaptığınız çalışmaların arasında ortalama 72 saat olsun. Mesela; pazartesi günü triceps mi çalıştınız, bir sonraki triceps çalışmanız Perşembe günü olsun.

Ardışık günlerde aşırı bir ağırlık kaldırma çalışması yapmayın. Bu gibi çalışmaların arasına da 72 saat koymaya çalışın. Bileşik egzersizlerle ikincil kasların nasıl çalışması gerektiğini bilin ve programınızı ona göre ayarlayın. Örneğin, ön deltoid kaslar göğüs presleme hareketi sırasında gerilir. Bu sebeple bir gün omuz diğer gün göğüs çalıştırmayın. Bu kasları 48 saat arayla çalıştırın. Tersine bir öneri de aynı günde çalıştırmanız. Çünkü bu sayede kaslar kendilerini eş zamanlı toparlayabilir en azından. Çok fazla kardio çalışmak vücudunuzun kendini iyileştirme/toparlama sürecinden alır. Bacak kaslarını çalıştırdığınız gün, bacaklarınızı çalıştıran kardiyo hareketleri yapmaktan kaçının.

Hata 2: Zayıf olandan çok kuvvetli kas grubunun üzerinde durmak


Genellikle vücudun zayıf olan tarafı yerine güçlü olan tarafı çalıştırılır hep. Daha kolay olduğu için, bu alışılagelmiş bir durumdur. Hatta bunu yaptığınızın farkında bile olmayabilirsiniz. Mesela sırt kaslarınız kuvvetliyse farkında olmadan sürekli sırt çalışması yaparsınız. Tersine, bacak kaslarınız ya da baldırınız zayıfsa bacak egzersizlerini geçiştirirsiniz. Eğer bunu gerçekten yapıyorsanız çalışma programınız "amaca ulaşamama" üzerine kurulmuş bir program demektir. Çünkü kaslarınızı ve vücudunuzu eşit ve orantılı çalıştırmamış oluyorsunuz.

ÇÖZÜM: Zayıf olan kas grubunuzu çalışmanın başında, enerjiniz ve haliniz varken çalıştırın. Eğer alt vücut kaslarınız zayıfsa, kuadriçep ve hamstring (diz arkası kası) çalışmalarını farklı çalışma saatlerinde yapın. Baldırlarınızı da en az hafta 2-3 kez çalıştırmaya özen gösterin. Eğer vücudunuzda kuvvetli olan belli bir kas grubu varsa, bu grubu ya çalışmanın sonunda çalıştırın ya da çok az ağırlıkla çalıştırtırın. Eğer bu fark büyükse bir süre - vücudunuz dengeye gelene kadar - hiç çalıştırmaşanız da olur.

Hata 3: Vücudun her tarafını eşit çalıştırmama


Küçük kaslar yerine sürekli büyük kas gruplarını çalıştırmak ve bu gruplara ağırlık vermek çoğu vücut çalıştıranların yaptığı en genel hatadır.

Çözüm: Çalışmalarınızda "küçük şeyler" için de vakit ayırın. Abdominal (karın kasları), baldır, ön kol kasları, alt sırt kasları ve traps (trapez kasları) de çalıştırılması gereken kaslardır. Aslında karın kasları ve baldırlar diğerlerine göre daha sık çalıştırılmazdır.

Vücudunuzun her bölümünü aynı özenle çalıştırın. Mesela sürekli bütün bacağı çalıştırmak yerine quad, baldır ve ham de çalışın. Bu kasları aynı gün içinde arka arkaya. çalıştırabilirsiniz. Aynı şekilde genel olarak omuz ve sırt çalışmak yerine trapş (trapes kasları) çalışmasına da zaman ayırın. Karın, ön kol ve baldırlarınızı aynı anda çalıştırabilirsiniz. Böylece bir çalışma için ayırdığınız vakitte üç farklı bölge çalıştırmış olursunuz.

Alınan dersler: İyi ve sağlıklı bir gelişim için ağırlık ve kardiyo çalışmanızı iyi programlayın, önce bacak kaşlarınızı çalıştırın ya da onlara özel vakit ayırın. Çalışma bölümlerinizi ve tarzını düzenli olarak değiştirin. Eğer zamanınız kısıtlıysa ana kaslarınıza öncelik verin. Küçük kasları unutmayın.

Hata 4: Belli bir düzene takılı kalmak


Vücut çalıştırma hareketleri bir takım alışkanlıklardan oluşur. Eğer pazartesi artık sizin için pazartesi değil de, göğüs çalıştırma günü olarak adlandırılıyorsa, hayatınızı spor yapmak, yemek yemek ve dinlenmek olarak 3 bölüme ayırıyorsunuz demektir. Bu rutinden çıkın.

Vücut çalıştırırken çoğumuz çalışma bölümlerini revize etmeyi neredeyse hiç düşünmeyiz. Aslında aksine bu bölümleri değiştirmek çalışmayı daha efektif kılar, eskimiş programı yeniler, duruma alışmış ve rahata ermiş kaslarınıza da şok etkisi yaratır.

ÇÖZÜM: En az 3 ayda bir çalışma bölümlerinizin içeriğini değiştirin. Programınızda çeşitlilik yaratmanın bir diğer yolu da, çalışma seanslarınızı değişimli olarak uygulamanız. Örneğin çalışma ve dinlenme günlerinizi farklı şekillerde uygulayın. Yılda en az bir kez 1-6 hafta arasındaki bir çalışmanızı tamamen farklı yapın. Mesela 50-100 setlik tekrarlarınızı, dairesel antrenman şeklinde hayata geçirin ya da ağırlık çalışmalarınızın şiddet derecesini değiştirerek vücudunuzu ritmini şaşırtın.

Hata 5: Kötü bir zaman yönetimi


Mükemmel bir dünyada egzersiz ve kardiyo çalışmalarına hak ettiği zamanı ayırabilirdik. Ama gerçek hayatta bazen profesyonel vücutçular bile bazı fedakarlıklar yapmak zorunda kalıyor. Dahası, zamanınız sınırsız olsa bile enerjiniz sınırsız olmuyor. Bu yüzden hem zamanınızı hem de enerjinizi eşit bir şekilde planlamalısınız.

ÇÖZÜM: Zamanınız ne kadar azsa squat ya da eğimli presleme gibi bileşik çalışmalara da o kadar ağırlık vermeniz gerek. Bir de zayıf kaslarınızın iyice gerildiğinden, çalıştığından emin olmalısınız. Eğer bir şeylerden vazgeçmeniz gerekiyorsa seçiminizi güçlü olan
kaslarınızı çalıştıran programdan yana kullanın. İş yoğunluğu, sakatlanma ya da hastalık zamanlarında yapamadığınız çalışmalar için kaygılanmayın. Konsantre olamadığınız ya da isteksiz, halsiz yaptığınız çalışmadan hayır gelmez zaten. Onun yerine bir süre ara vermeniz daha çok işinize yarayacaktır. Buna da hayır diyorsanız, 15-20 dakikalık yüksek ağırlıklı şok bir işkence seans uygulayabilirsiniz. 

Var mısınız buna? Kısa zaman diliminde genellikle ilk kurban kardiyo olur. Eğer tırmanma aletine (stepmill) 1 saat ayırmayı planlıyorsanız kardiyo çalışmaya başlamadan önce baldır ve biceps çalıştırmak için daha kısa bir program yapın. Ya da uzun çalışma programına vaktiniz yoksa o gün kardiyonuzu iki bölüme ayırın ve farklı çalışma saatlerinde yapın.
Trussardi Erkek Sonbahar/Kış 2012/13 defilesi açık renk kıyafetlerle dikkatleri çekti.Videoyu izleyin


Trussardi Erkek Sonbahar/Kış 2012/13 | video.mynet.com

sekiz defa Mr. Olympia ödülü alan efsanevi vücut geliştirme şampiyonu Ronnie Coleman’ın antrenman yaptığı Metroflex Gym’in sahibi ve antrenörü Brian Dobson’dan kaslarınızı geliştirecek bir ipucu; “Her setin son tekrarını bitirdikten sonra, hareket aralığının sadece 1/4’ünü kullanarak (yani daha kısa bir aralıkta) daha düşük bir ağırlıkla 4-8 tekrar daha yapın. Ve son tekrarda hareketin en üst noktasında 5-10 saniye bekledikten sonra hareketi bitirin” diyor. Bu sayede daha fazla kas lifini devreye sokarsınız ve kas gelişimini hızlandırırsınız.

1 Aspirin
Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, her gün 81 mg aspirin almak kolon kanserine yakalanma riskinizi yüzde 30 oranında azaltıyor.
2 Kekik
Roswell Park Memorial Institute tarafından yapılan bir araştırmaya göre, kekikte bulunan beta karoten maddesi kansere karşı savaşta önemli bir yardımcınız olabilir.
3 Yaban mersini
Lund Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma yaban mersininde bulunan liflerin bağırsakla ilgili sağlık sorunları yaşamanızın önüne geçtiğini ve kolon kanseri riskini azalttığını saptadı.
4 Biberiye
Journal of Food Science’da yayınlanan bir makaleye göre, etinizi biberiyeyle pişirmek kansere yol açan heterosiklik aromatik aminlerin sayısının azalmasına yol açıyor.
5 Balık
The International Agency for Research on Cancer tarafından yapılan bir araştırma, günde sadece 100 gram balık tüketmenin kanser hastalığına yakalanma riskini yarı yarıya azalttığını saptamış.

Levi’s’ın tasarladığı kemerleri kendinden emin ve modern çizgileriyle kıyafetinizi bir adım öne çıkıyor. Kıyafetinizi ‘cool’ bir dokunuşla hareketlendirmek Levi’s’ın kemerlerini tercih edebilirsiniz.
Özgür erkeklerin güçlü duruşuna kemerle destek
Düz ve zımbalı, modelleri bulunan Levi’s kemerler sert, güçlü ve ‘cool’ bir görünümün vazgeçilmez aksesuarlarından. Siyah ve kahverenginin koyu tonları, düz tokalı ya da tokası büyük desenli olanlar arasından tercihinizi yapabilirsiniz. Her zaman özgürlüğüne düşkün insanların yanında olan Levi’s®, kemerleriyle de bu güçlü duruşunuzu destekliyor.

Sevgilinizin kalbini ısıtacak hediyeler, sezona damgasını vuracak jean pantolonlar ve diğer Lee Cooper ürünleri sizleri bekliyor.
Hem sevgilinizi ve kendinizi şımartmak hem de sezonunun en havalı jean’lerine sahip olmak için en uygun fırsatlar Lee Cooper mağazalarında. Kaçırmayın!

Tria ürün grubuyla ofis ya da evlerde kasa ve kablo karmaşasına son verip derin bir nefes aldıran Exper, serinin 2 yeni modelini satışa sundu. Zarif tasarımıyla masaüstünün yeni yıldızı olmaya hazırlanan Exper Tria’lar, ince kasalarındaki güçlü donanım özellikleri ve kaliteli ekranlarıyla oyun oynamanın, film izlemenin, müzik dinlemenin ya da çalışmanın keyfini ikiye katlıyor.
Dev Ekranda Dokunmatik Keyfi
Modern tasarımıyla bulundukları ortamda dikkatleri üzerinde toplayan yeni Tria’nın ilk ürünü E5B’de 21,5 inç LED ekrana yer verildi. 1920x1080p Full HD çözünürlüğe sahip olan E5B’i Tria serisinin diğer üyelerinden ayıran en büyük özelliği bir tablet bilgisayar gibi 10 parmak dokunmatik olarak kullanılabilmesi. Bilgisayar kullanım alışkanlıklarını değiştirmeye hazırlanan ürün, sadece büyük dokunmatik ekranıyla değil, görüntüleme açısı, çözünürlüğü, parlak ve canlı renkleriyle de ön plana çıkıyor. Exper Tria E5B, asansörlü ayağı sayesinde istenilen yükseklik ve kullanım açısına kolaylıkla ayarlanabiliyor.
Fazlalıklardan Kurtulun
Yenilenen Tria serisinin ikinci ürünü T2B ise 18,5 inç büyüklüğündeki LED ekranıyla Türkiye’de bir ilk olma özelliğini taşıyor. Kullanıcısını masaüstü bilgisayar fiyatına hepsi bir arada PC ile buluşturan Exper T2B, kusursuz tasarımıyla ev ya da ofislere estetik bir çözüm sunuyor. Görüntü kaybı yaşatmaksızın farklı açılarda ayarlanarak kullanılabilen T2B, üstün görüntüleme teknolojisi ile mükemmel renk, canlı ve net bir görüntü vadediyor.
Sessizlik Zamanı
Her an üst düzey bir performans sunmak üzere tasarlanan yeni Tria E5B ve T2B, masaüstünde yer ve kablo karmaşasını ortadan kaldırdığı gibi sessiz bir ortamda çalışma huzuru da sunuyor. Güçlü bir multimedya bilgisayar arayanların tüm beklentilerini karşılayacak özelliklerle donatılan ürünlerde Intel®’in ikinci nesil yeni üyeleri i3, i5, i7 ya da Pentium tercih edilebiliyor. 1 TB’a kadar yükseltilebilen SATA hard disk kullanılan E5B ve T2B’da isteğe göre 2 ya da 8 GB bellek seçimi yapabiliyor. Aynı anda birçok işlemin kolaylıkla üstesinden gelen masaüstünün yeni yıldızları Tria E5B ve T2B’da Intel® HD Graphics 2000 ekran kartına yer verildi. Oyun ve filmin yanı sıra ekranın alt bölümünde yer alan güçlü hoparlörü ile ses konusunda da hayli iddialı olan ürünlerde, performansı zirveye taşıyan Windows 7 işletim sistemine yer verildi. Tümleşik web kamerası, DVD Super Multi optik sürücüsü, kablosuz ağ bağlantısı, zengin bağlantı noktaları, kablosuz multimedya klavye ve mouse ile yeni Tria’lar ev ve ofisleri kısa sürede bir multimedya merkezi haline çevirecek. Bilgisayar kullanım keyfini ikiye katlayan Tria’nın T2B modeline 569 ile 799 dolar, E5B modeline ise 819-919 dolara sahip olunabilecek.

Benzersiz özellikleriyle mobil cihazlar pazarında yepyeni bir kategori yaratan Samsung GALAXY Note, beyaz seçeneğiyle kullanıcıyla buluşuyor. Satışa ilk çıktığı andan itibaren tüketicilerden yoğun ilgi gören ve bütün pazarlarda büyük başarı yakalayan Samsung GALAXY Note, ince ve hafif tasarımı, beyaz şıklığında sunuyor.
S Pen ile fikirlerinizi özgürce ifade edin
GALAXY Note’un S Pen’i, kusursuz bir dokunmatik deneyime ek olarak, ekrandaki görüntüleri kontrol etmeye, düzeltmeye, işaretlemeye, kesip yapıştırmaya olanak tanıyor. S Pen ile özgürce yazı yazmak ve çizmek, sonrasında da paylaşmak mümkün. Samsung GALAXY Note, Facebook, web, Google Maps, doküman, word excel formatındaki dosyalardan tek tuşla alınan ekran görüntüsü üzerinde S Pen ile istenildiği çizimler yapmayı ve notlar yazmayı ve bu notları anında paylaşmayı mümkün kılıyor.
GALAXY Note, akıllı telefon taşınabilirliğindeki en büyük ekran boyutu olan 5.29 inç ekrana sahip. Geniş ekranın bütün avantajlarından yararlanan kullanıcılar minimum kaydırma ve ekran geçişleriyle çok yönlü ve daha pratik kullanım olanağına sahip oluyor.
GALAXY Note, geleneksel ekranlara oranla çok daha üstün ve canlı bir netlik sağlayan ekranı, HD Super AMOLED teknolojisi ile üstün bir görüntüleme deneyimi sağlıyor. Samsung GALAXY Note video, fotoğraf, belge ve web için en iyi görüntüleme deneyimlerini sağlamanın yanı sıra, 180 derecelik bir izleme açısı sunarak üstün bir ekran deneyimi yaşatıyor. Samsung GALAXY Note ile videoları istendigi gibi düzenleyip montajlayarak eğlenceli kurgular oluşturmak mümkün.
Üstün donanım özellikleri ile maksimum hız
Samsung GALAXY Note’un 1.4 GHz çift çekirdekli işlemcisi, cihaza akıcı kullanım sağlayan, kusursuz bir kullanıcı arayüzü sunuyor. HSPA+ ve WiFi 802.11n teknolojisi ile cok hızlı bir internet deneyimi sağlıyor. Bu sayede kullanıcılar, gerçek zamanlı video akışı sağlayabiliyor ya da arkadaşları ile online oyun platformlarında bir araya gelebiliyor.

Verizon için geliştirilecek olan HTC Incredible 4G'nin teknik özellikleri ve render görüntüleri ortaya çıktı. Bakalım HTC'nin yeni akıllı telefonu hangi özelliklerle geliyor?

12/04/2012 10:00
HTCABD pazarında oldukça başarılı bir firma. Hatta geçtiğimiz sene en fazla satış yapan firma olmayı başarmıştı. ABD'deki operatörlerin yarışı da bir hayli çekişmeli. O yüzden firmaların operatörler için ürettiği cihazlar da son derece önemli.
HTC'nin Verizon için geliştirdiği Incredible 4G'nin teknik özellikleri verender görüntüleri ortaya çıktı. Tahmini teknik özelliklere göre ekran 4.0 ya da 4.3 inç genişliğinde olacak. Ekran çözünürlüğü ise qHD yani 960 x 540 px olacak.
Telefonda 1.2 GHz hızında çalışan çift çekirdekli Qualcomm işlemci olacak. Henüz S3 mü S4 ailesinden mi olacağı kesin olmayan işlemcinin, LTE destekli S4 sınıfı bir işlemci olması bekleniyor. Büyük ihtimalle One S'de kullanılan işlemcinin, 1.2 GHz'e düşürülmüş versiyonu olacak.
HTC Incredible 4G'de ayrıca 1GB RAM'in olacağı tahmin ediliyor. Yazılım olarak Android 4.0 Ice Cream Sandwich ve Sense 4.0 ile donatılacak olan akıllı telefonun çıkış tarihi ve fiyatı henüz bilinmiyor.

SDN - ShiftDelete.Net 
Spor salonlarından sıkılanlar veya gitmeye üşenenler için evde spor yapmanın püf noktalarını yazdık.

-Egzersiz öncesi vücudunuzu iyice ısındırın.

-Isınma sonrası streching yapın.

-Hızlı kilo kaybından kaçının. Haftada 0.5-1.0 kg. olacak şekilde yavaş kilo verme hedeflenmeli ve diyette karbonhidrat değil yağ sınırlandırılmalıdır. Çünkü hızlı kilo verilirse yağ yerine su ve kas kaybı meydana gelir.

-Yemekten iki saat sonra egzersize başlayın.

-Egzersiz sırasında sıvı tüketimine dikkat edin. Yaklaşık olarak 750ml ile 1500ml arasında su tüketin.

-Günlük hayatta alacağımız su miktarı ise ortalama olarak kilomuzu 36'ya bölerek bulabilirsiniz. Örneğin 82 kilo olan biri günlük su tüketimi 2,280ml olmalı.

-Egzersizlerden sonra kaslarda karbonhidrat azalır bu yüzden egzersiz sonrası ilk iki saat içinde 70 gram karbonhidrat içeren yiyecek ve içecek tüketin. (10 tane kuru meyve, 5-6 tane bisküvi, 2-3 adet muz yenilebilecek yiyeceklerden bazıları.)

-Eğer yoğun egzersiz yapıyorsanız karbonhidrat alımınızı arttırın.

-Egzersizler cinsiyete ve yaşa bağlı olarak süre ve miktar bakımından farklılıklar gösterebilir. Evde egzersiz öncesinde 8 dakika ip atlayın veya 4 dakika step yapın... 

-Esneme hareketlerini egzersiz öncesinde ve sonrasında yapın...